Ömürlük olsun…

IMG_9202

 

Sevgili anne ve baba,

“ Aşk, her şeydedir ama hiçbir şeyde görünmez ” demiş Mevlana.

Ben ise ellerimde, aklımda, ruhumda, varlığımın en gizli kalmış köşelerinde hissediyorum aşkı. Gün geçtikçe anlıyorum, ilham alıyorum oluştuğum ,beni var eden aşktan. Ne yaparsam yapayım, aşkla yapmak istiyorum, beni var edenin gücünü her geçen gün daha iyi anlıyorum. Annem ve babamın beni var ettikleri aşk, hayatımın anlamına dönüşüyor.

Bugün anne ve babamın otuz beşinci yıl dönümlerinde, onlardan 2.700 kilometre uzakta, kimsenin göremediği ama kalplerimizi birbirine bağlayan derin özveri, güven ve aşk bağlarıyla kendimi dünyada bir dakika bile yalnız hissetmiyorum, sonsuza kadar hissetmeyeceğimi  de biliyorum.

Yaşım ilerledikçe, onların bana verdikleri hediyenin anlamını daha iyi idrak edebiliyorum.

Her şeyi ortak olarak sürdürebilme azminin, sadakatin, birlikte yola devam etme cesaretlerinin karşısında saygı ile eğilmekten başka bir şey yapamıyorum.

Günümüzün, Baumann’ın tabiriyle “ Akışkanlaşan” her türlü kavramının karşısında Kilimanjaro Dağı* gibi kendilerine özgü bir tabiatla, akıp giden her şeyin karşısında durma cesaretlerine  hayran kalıyorum.

Her sabah  kahvesini birlikte içme azimlerine, okudukları her şeyi birbirleriyle paylaşma çabalarına, yan yana geçen hemen hemen 24 saat içerisinde yine konuşacak bir şey bulabilme yaratıcılıklarına, sokağa ilk çıkanın bunu “ Baban sever ya da annen sever, ona götürelim ” cümlelerini uzaklarda anımsadığımda, gözlerim dolmadan ya da gülümsemeden geçemiyorum.

Evlilikle ilgili klişelerin, klişe evlenme amaçlarından kaynakladığına inanıyorum. Yaşınız geldiği, yalnızca çocuk yapma isteğiniz ya da maddi, manevi statü arayışlarınız, güzelliğe düşkünlüğünüz, yalnız kalma korkularınız için evleniyorsanız, klişelerin içinde boğulma şansınızın artacağına inanıyorum. Dedikleri gibi aşkın ömrünün üç yıldan daha fazla olmama ihtimal yüksek olacaktır. Bu arada herkesin aynı kişiyle yaşam sürdürmeme kararına çok saygı duyuyorum çünkü herkes evlenmek zorunda değil.

Fakat  babamın altın ilkesinden yola çıkarsak, maddi, manevi, akıl denkliğinde, hayat boyu sürecek bir paylaşımdan heyecan duyacaksanız, birbirinizi destekleyecek her şeyi ortak olarak paylaşma cesaretiniz varsa evlilik hayatı sizi çok mutlu edebilir. Tolstoy’un “ Anna Karanina” romanı  “ Bütün mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz ailenin ise  kendine özgü bir mutsuzluğu vardır. ” cümlesi ile başlarken, bu mutlu ailenin temelindeki huzurlu eş yaşantısının babamın tespitlerindeki benzer nedenlerden kaynakladığını gözlemliyorum. Babama göre, çiftler arasındaki denklik mutlu evliliklerin altın koşulu ama yeterli değil. Annemle, ikisinin  ortak fikri birbirlerine karşı ilgi, ilgi ve ilgi.

Çoğu kimsenin  “ Evlilik aşkı” öldürür klişesinden ziyade, evliliğe neden ihtiyaç duyulduğunu, ne zaman duyulacağını tespit etmek gerekiyor. Dünyada yaşayan yedi milyardan fazla insanın aynı anda, aynı şekilde evlenmesini beklemek fikrimce büyük bir hata.

Annem ve babamın evliliklerindeki müthiş maddi ve manevi denklik, karakterlerindeki  zıtlıkları önemsiz kılarken, hayata bakışlarındaki ortak değer onların birbirlerinden beslenerek, keyifli bir hayat sürmelerine neden oldu.

Tartışma yok mu? Elbette var ama birbirlerine olan ilgi, sadakat ve birlikte yürüme isteği her şeyin önüne geçti. Gerçek işbirliği, gerçek sevgi ve mütevazı hayat arzuları fikrimce onların  ortak hayatlarının en büyük başarıları oldu. Bana “siz olun yeter ” diyecekleri bir ailenin içinde olmanın büyük onurunu yaşattıkları tarifsiz bir mutluluğun içindeyim. Dünyanın neresinde olursam olayım bunu hep içimde taşıyor, birlikte olacağımız anları iple çekiyorum.

Bu arada, her şeyi hesaplamak, tüm bu denklik hesabının tutması da her zaman mümkün olmayabilir. Yine babamın evlilik için dediği gibi, “ Evlilik bir piyango ”. İnsan faktörünün içinde olduğu bir şeylerin her sefer aynı sonucu vermesine imkan yok. O yüzden çok istiyorsanız bir bilet alıp olacaklara bakabilir ya da bilet almadan, büyük ikramiyeye sahip olduğunuzu düşünüyorsanız başkasının piyangosundan çıkmayı da bekleyebilirsiniz.

Tüm bu işbirliği fikri size cazip geliyorsa, eğlendiğiniz, sizi özgür bırakıp güvende hissettiren, fiziğini de hoş bulduğunuz birisiyle yola devam etmek çok keyifli olabilir. Amorti riski hep var ama bileti olmayana da büyük ikramiye yok gibi. Böyle biri karşınıza çıktıysa da zaman kaybetmemekte fayda var gibi…

Her şey için teşekkürler

Sizi çok seviyorum anne ve baba!

Nice 35.yıllara!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s