Zeynep, Elif ve Merve’nin rızasıyla sizi karı koca ilan ediyoruz!

15042965_1475518224-0254

Tüm Türkiye’nin zeytinliklerinin, bağlarının, bahçelerinin rant amaçlı imara açılıp, para uğruna talan edildiği günlerde ne yazık ki aynı zihniyetin ürünü  başka bir uygulamaya şahitlik ediyoruz. Kız çocukları da bu talanın bir parçasına benzer şekilde yasalar üzerinde bir nevi “imara” açılıyor.

Nasıl mı? AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ve bazı milletvekilleri tarafından verilen ve Türkiye’nin gündemini allak bullak eden önerge, cinsel istismar suçunda mağdurla faillin evlenmesi durumunda, ceza açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesine imkan tanıyor. Böylelikle, cinsel istismara uğrayan çocukların tecavüzcüleri ile evlendirilmesinin yolu açılıyor.

” Girls are not bride ” ( Kız çocukları gelin değildir) sivil toplum kuruluşunun verilerine göre dünyada her yıl 15 milyon kız çocuğu 18 yaşından önce evlendiriliyor. Bu her dakikada 28 kız çocuğuna ve her 2 saniyede bir kız çocuğunun bu dramı yaşamasına sebebiyet veriyor. Bugün 700 milyon kadın çocuk yaşta evlendirilmiş durumda.

Dünyanın birbirinden farklı bölgelerinde, farklı kültürlerinde ve dinlerinde çocuk evliliklerini görebiliyoruz. Çocuk evliliklerinin en fazla olduğu ilk 3 ülke sırası ve oranları ile şu şekilde: Yüzde 76 ile Nijerya, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Çad yüzde 68 ile ikinci sırada iken, Mali’de bu oran yüzde 55.

Türkiye ise yüzde 15 gibi yalnızca kayıtlı vakaları ile Avrupa’daki en yüksek orana sahip ülke olarak değerlendiriliyor. Unutmamak gerek ki bunları kayıt altında tutmak son derece zor. Son yıllardaki Suriyeli göçmenlerin gelişi, Orta Doğu’daki savaşlar da fakirliğin önününü daha da açtığı için kız çocuklarının alınıp satılarak, gelir elde edilmesine neden oluyor.

Kız çocuklarının evlilikleri geleneklerden, dinden değil düpedüz fakirlikten ve kalkınma problemlerinden kaynaklanıyor. Geleneklerin ileri sürülmesi burada bir nevi, bu yanlış feodal düzenin bozulmasını önlemek için kalkan görevi görüyor. Fakir ülkelerdeki en büyük sermayelerden birini de çocuklar oluşturuyor.

Afganistan’da küçük erkek çocuklarının düğünlerde kadın kılığında zenne olarak kullanılması da bunun en iyi örneklerden biri. “ Bacha Bezi ” adı verilen bu “gelenekte” kadın giysileri ile dans ettirilen çocuklar ardından erkeklerle cinsel ilişkiye giriyor, bir gecede 4 ya da 5’ten daha fazla kez üstelik. Bu çocukların yaş ortalaması ise 10.

Zenne olarak kullanılan çocuklar kimsesiz, yoksullar ve bu köleliklerinin karşısında 1-2 dolar alıyorlar. Böylelikle de açlık çektikleri gecelerinde bir yudum ekmekle  uyuyabiliyorlar.*

Türkiye’deki istatistiklerle bu rakamları birleştirecek olursak, 2015 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) çocuk istatistik verilerine göre Türkiye nüfusunun yüzde 29,4’ünü çocuk nüfus oluşturuyor. Çocuk nüfusu ise 0-17 yaş olarak kabul ediliyor.

Daha ayrıntılı bakacak olursak, çocukların 27,4’ünü 10-14 ve yüzde 17,4’ünü ise 15-17 yaş grubu çocuklar oluşturmakta.

En yüksek çocuk nüfus oranına sahip bölge yüzde 43 ile Güneydoğu Anadolu.

Başka bir önemli konu ise en çok çocuk nüfusunun görüldüğü iller yüzde 47,8 ile  Şırnak ve Şanlıurfa ve takip eden iller ise yüzde 45,2 ile Ağrı ve Siirt.

Türkiye’de yaklaşık 16 milyon 706 bin yoksul fert bulunurken, yoksul çocukların yoksul fertler içindeki oranı ise yüzde 44,3.

Yasa tasarısı geçerse, Türkiye tarihinde feodalite sorunları, azınlık hakları ve ciddi kalkınma sorunları ayağına dolanmış bölgelerinin daha da kırılgan bir yapıya kavuşacağı şüphe götürmez. Aynı şekilde görece gelişmiş kentlerin yoksul mahalleri de bir pazar olacaktır.

Bu yasa tasarısı, aslında Cumhuriyet’in fırsat eşitliği, sosyal adalet gibi erdemli ilkelerini tam da kalbinden vuracak.

Eğitimde yapılan 4+4+4 uygulaması öncelikli olarak kız çocuklarına büyük darbeyi zaten indirmişti. Şimdi ise sistemsel olarak çocuk istismarlarının, ticaretinin hatta “ turizminin” önünü açacak sosyo-ekonomik boyutlarının  akıl almaz bir noktaya varacağına şüphe yok.

Toplumda sosyo-ekonomik olarak gelişmiş aile yapılarının kızları daha da korunaklı yetişmeye devam edecek iken Doğu’da uzak, sessiz köylerde tecavüzler, köle ticareti artarak devam edecek ve toplum arasında uçurum akıl almaz biçimde artacak. İşte bu ayrışma, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyerek göz ardı edebileceğimiz bir durum değil aksine, her gün daha  çok  korkmamız daha da tepki göstermemiz gereken bir durum.

Son bir iki istatistikle yazıyı noktalamak istiyorum.

Yine TÜİK istatistiklerine göre; Türkiye’de en çok koyulan isimler sırasıyla: Zeynep, Elif ve Merve.

2015 seçim sonuçlarına göre, meclisin yaş ortalaması  51.

Siyasi iktidar bu yaş ortalaması ile “kandırıldı”.

Fakat ne tezattır ki, 12 yaşındaki Zeynep, Elif ve Merve kendi rızaları ile evlenecek kadar akılları başında.

Bu işte bir bit yeniği var ama…

* BBC 8 Eylül 2010 tarihli internet sitesindeki haberine istinaden bilgiler paylaşılmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s