Kartal bir kariyere nasıl ilham olur?

Pelin Kabalak

 “Kartalların 90 yıla varan yaşam sürelerinde, 40.yaşlarında bir karar vermeleri gerektiğini öğrendim. 40.yılda olgunlaşan karga ya olduğu gibi devam edecek hayatına yani yeterince iyi uçamayacak, yeterince iyi avlanamayacak ya da bambaşka bir seçim yapacak: 160 günlük bir inziva sürecine girecek.”

Röportajımız kiminle? 

YenidenBiz Platformu ile ilginç bir değişim yaşayan, 25 yıl finans dünyasında çalıştıktan sonra, bugün 152 yıllık Darüşşafaka Cemiyeti’nin ilk kadın Genel Sekreteri olmayı başarmış  Kabalak, Deniz’in Daktilosu’nun konuğu. 

Bir çoğumuzu, üniversitenin son yıllarında bir telaş alır. Nerede çalışacağınızı sorar herkes ve siz de daha önce böyle bir endişeniz olmasa da bir anda başınıza neler geleceğini sorup durmaya başlarsınız.

Kimi zaman, eğitimimiz sırasında, yarı zamanlı işler yaparız ya da yazları stajlar ancak son sene gelip mezun olacağımız dönemde, bizi bir korku sarar. Peki şimdi nerede çalışacağım? Kimilerimiz için hedefler fazla belirli olmayabilir, bir iş bulup başka bir yere geçmek daha kolay bir yol gibi gözükebilir. Öte yandan hedefleri çok belirli olan, hangi kurumda çalışmak isteyeceğine karar vermiş arkadaşlarımız da vardır çevremizde.

Örneğin, Pelin Kabalak 1991 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümü’nden mezun olduğunda, tek düşüncesi hatta hedefi Türkiye’ye yeni gelmiş olan Procter & Gamble şirketinde çalışmak olmuş. Üniversite üçüncü sınıftan itibaren devamlı olarak, mezun olduğunda ne yapacaksın sorusuna bıkıp usanmadan, P&G’de çalışacağım demiş. Annesi de bir gün dayanamayıp “ Evet kızım anladım da, çay deseler yapacak mısın” diye sorunca, o da duraksayıp “ Evet” demiş.  Tahmin edersiniz ki çay yapmamış Pelin Kabalak ancak henüz diplomasını eline almadan, hayallerinin şirketinde, pek de nasıl bir çalışma hayatının olacağını bilmeden kabul etmiş ona sunulan teklifi.

Hayallerinin şirketinin aslında hayali olmadığını keşfediş öyküsünü, emeklilik dönemi ile nasıl bir yeniden doğuş yaşadığını konuştuk Kabalak ile. Öyle bir röportajdı ki, sesinin heyecanını, enerjisini, çalışma azmini ve karga ile özdeşleştirdiği dönüşüm hikayesinin onun sesinden dinlemenizi isterdim. Beni en çok etkileyen, çalışmaya karşı duyduğu azim ve gözlerindeki kendine güveni oldu. Umarım bu kendisi gibi içten ve dinamik sohbetin sesini satırlardan işitebilirsiniz…

Bir çoğumuz için şimdilerde kurumsal hayat çok sıkıcı, peki neden rekabetin yoğun olduğu bir şirket olan P&G’yi tercih ettiniz? 

Üniversitede bir yıl Amerika’da kalmıştım. İtiraf etmeliyim o zamanlarda bir Amerika hayranlığı vardı ve ben de etkilendim, ismi cezbediyordu. Ne yapacağımı ne olacağını kesinlikle bilmiyordum. 1990’ların başında yeni bir şirket gelmişti Türkiye’ye, ben de mezun olup orda çalışmak istiyordum, heyecanlıydım, gençtim, işin aslı buydu.

Öyleyse bir işten çok bir yaşam tarzı vardı düşüncenizde diyebilir miyiz? 

Kesinlikle, işe girince bunu anladım zaten. Girdiğim bölüm finans ve muhasebenin olduğu kısımdı. Ancak oraya gittiğimde istediğim bölümün hareketli, dinamik olan marketing bölümü olduğunu anladım.  Benim kanıma giren buydu. Amerika buydu aslında, tüm o pazarlama dünyası, ifade edemediğim P&G dediğim de oydu.  Fakat nerede başladıysanız orada devam eden bir yapı vardı o dönemler, çaba harcadım ancak istediğim bölüme geçemedim.

Hayallerinizin şirketinden nasıl ayrıldınız? Zor olmadı mı?

Olmaz olur mu? Üniversiteden çıkıp, P&G’ye girmek benim için bir hayat memat meselesi olmuştu, bir meydan okuma gibi ancak daha sonrasında çıkmak aynı şekilde bir zorluktu. Nasıl bırakacaktım? Ama artık emindim, hayalim bu değildi benim, ben bir yaşam tarzı istiyordum. Bu seferde, bizim ofise, ajansımızdan gelen kişileri görüp çok etkileniyordum. O dönem benle bir görüşme yapan kişiye bunu söyledim. Ben ajansa geçeceğim dedim, aklımdaki hayat tarzını anlattım. O da bana yanlış düşünüyorsun senin yerin bizim bankada ürün satmak dedi. Ben ise o dönem bankada hesap cüzdanı dışında bir ürün olduğunu düşünmezdim…

90’lı yıllar bankacılık sektörünün yükselişine denk geliyor, kariyerinizi nasıl etkiledi? 

Elbette çok olumlu etkiledi, devamlı olarak yeni projeler içerisinde yer aldım. Pamukbank’taydım önce. Mobil ATM’ler, kredi kartları, büyük projeler. Devamlı yeni bir şeyler öğreniyorduk. Müdür yardımcımız gençti, yeniliklere açıktı, devamlı bir şeyler öğrendim. Bir sonraki proje ve bir sonraki iş şeklinde 2005 yılına kadar devam ettim. Ardından biraz satan tarafta değil de müşteri açısından bakan olup, onları koruyan tarafta yer almak istedim, BKM’ye geçtim.

Çalışmaya olan aşkınız çok belli, peki nasıl ara verdiniz?

2012 yılında, emekliliğim geldi. Farklı bir arayış isteğim baş göstermişti, emeklilik bahane oldu ve işten ayrıldım. Ancak itiraf etmeliyim sudan çıkmış balık gibi oldum. Yıllardır iş hayatının sağladığı olanaklardan uzaktım. Arabam yoktu, bilgisayarım, cep telefonum da. Fatura bile ödemeyi bilmiyordum. Ne yapacağım ben diyordum. İlk iş, o sırada Amerika’da olan bir arkadaşımdan dizüstü bilgisayar siparişi vermek oldu.

Bilgisayar gelince ne yaptınız, hemen iş mi baktınız?

Tam tersi çok yakın arkadaşım olan Özlem Denizmen o sırada Para Durumu adlı sosyal girişimi kuruyordu. Bana sordu yardım eder misin diye, kabul ettim. Gene sabah sekiz akşam sekiz başladım. Yaptığımız çok hoşuma gitmişti. Kadınları bilinçlendirmek, herkesin korktuğu finans konusunu, bir çocuğa da bir anneanneye de anlatabilmek harikaydı. Fo-der yani Finansal-okuryazarlık derneğini kurmama ilham verdi. Fakat orada da kendine özgü bir yorgunluk oluştu. Her şeyi tek başıma yapıyordum. Başka bir şey istiyordum ama neydi?

Neydi sorusunu sorduğunuz anda mı YenidenBiz ile tanıştınız?

YenidenBiz de kuruluş aşamasındaydı ve bir gün telefonum çaldı. Dernek işleri içinde olduğum için, fikir alınabilecek doğru bir isimdim. YenidenBiz ile yakın bir temas başladı. Yaptıkları işleri çok beğeniyordum, kendimi çok yakın hissediyordum. Çok önemli bir iş yapıyorlar, adaylar hazırlanıyor, koçluk veriliyor. Kadınlar için müthiş bir destek…

YenidenBiz nasıl elinizi tuttu? 

Geçtiğimiz yıl biliyordum ki bir STK’da çalışmak istiyorum ancak malumunuz çok fazla kadro, açık pozisyon yok. Adaylar arasında bir türlü tercih edilen aday olamıyorum.

Bunca yıllık iş hayatı tecrübenize rağmen mi? 

Evet, bir şey oluyor ve bir türlü o aday ben olmuyorum. YenidenBiz’de, siyasal iletişim alanında eğitim görmüş ve alanında tek olan Şeyda Taluk’un harika bir seminerine katıldım YenidenBiz bünyesinde ve benim için bir dönüm noktası oldu. Hatta bir uyanış oldu.

Neydi sizi o kadar etkileyen?

Taluk şöyle demişti: Bir asansör konuşmanız  olsun  5-6 dakikalık kendinizi anlatacağınız.  Sizi siz anlatırsınız, insanlara nasıl bir kartvizit verdiğiniz önemli. O an fark ettim ki, bana bir kurum kartvizit vermediği takdirde benim kendi kartvizitim olmuyor. İnsanlara anlatırken ben de emekli oldum işte diyordum.

Yazdınız mı bir asansör konuşması? 

Hemen düşündüm, bir hikayem olmalıydı. Araştırdım ve kargaların öyküsünden çok etkilendim. Kartalların 90 yıla varan yaşam sürelerinde, 40.yaşlarında bir karar vermeleri gerektiğini öğrendim. 40.yılda olgunlaşan kartal ya olduğu gibi devam edecek hayatına yani yeterince iyi uçamayacak, yeterince iyi avlanamayacak ya da bambaşka bir seçim yapacak: 160 günlük bir inziva sürecine girecek. Bu sırada, gagaları düşüyor, yeniden doğuyorlar. Oldukça acılı bir süreç bu, fiziki bir acı  çekiyorlar…Ben de öyle yaptım. Bu benim hikayem oldu, okumadığım kadar okudum, geliştirdim kendimi,  emekli bir kadın olarak devam etmedim.

Bu hikayeyi anlattığınızda önünüzde durabilen olmadı herhalde?

Aynen öyle, ben yenilemiştim kendimi. Darüşşafaka ile görüşmemde bu hikayeyi anlattım. Şimdi 150 yıllık bir kurumun Genel Sekreteri’yim. Darüşşafaka Türkiye için çok önemli.  Üç ay önce görevime başladım.

YenidenBiz’in dokunuşu çok etkili oldu diyebilir miyiz?

Kesinlikle, bu benim için dönüştürücü bir adım oldu. Belki ben uzun süre iş hayatına ara veren bir aday değildim ama farklı bir açıdan ihtiyacım vardı YenidenBiz’e. Uzun yıllar ara veren, başka sorunlar yaşayan kişilerin YenidenBiz’den çok daha farklı yönlerden yararlanabileceklerini  düşünüyorum kesinlikle…

***

Kadınların çalışma hayatında olmasını somut anlamda destekleyen YenidenBiz Platformu ile hayatı değişen kadınların ilham veren öyküleri devam edecek…

Sevgilerimle

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s