Doğum günüm, Berkin ve Mutluluk

Bugün benim doğum günüm. Mutlu muyum peki?

Yaşlar ilerledikçe, insan mutluluğun binbir yüzünü keşfediyor. Eskiden sükünetin mutluluk getireceğini ya da plansız hareketin mutluluk vereceğini düşünmezken, anların uçarı rüzgarlarına çekiliveriyor insan. Kendini bulma yolculuğu, düşleri, yenilgilerinden pes etmemen bile garip bir mutluluk tattırıyor insana. Bilmediğin bir şehirde içtiğin kahvenin acı tadı ya da her zaman yattığın kanepede sevdiğin birşeyi izlemek, sevdiklerinle sakince konuşmak bakmışsın mutluluk olmuş. Aileni daha da iyi anlıyorsun, onların hayatta nerelerde kırıldıklarını, aslında anne, babanın da bir çift olduğunu, mutluluklarını, mutsuzluklarını, kısacası insan olmanın sıradanlığında yatan o rahatlatıcı duyguyu iliklerine kadar hissediyorsun. Her şey geçip gidiyor, iyi olanlar da kötü olanlar da, aşklar, aşksızlıklar, hisler; su gibi akıp gidiyor. Hayallerin susuyor, ağlıyor, coşuyor…Yeter ki dinleme cesaretin olsun.

Ancak mutluluk tek başına, yaşadığın yerden bağımsız olamıyor. Etrafında var olan kötülükleri görmezden gelmek yerine, onlarla dönüştürücü adımlar atmak belki de daha büyük bir mutluluğa sebebiyet veriyor. Halbuki acılarımız, mutluluk taşlarımızı güçlendiriyor. Bugün mutlu muyum sorusunun yanıtında, kendi hayatımı kucaklama cesaretinden dolayı mutluluk duyduğum doğdurudur ama ülkemin içinde olduğu durumdan endişe duyduğum en büyük gerçektir.

O yüzden, bugün benim doğum günüm olan 11 Mart’ın Berkin Elvan’ın ölüm yıldönümü olacak olması içimi acıtıyor. Hangi gün ölseydi Berkin, gene acırdı içim ve gene yazı yazardım ama anlatmak istediğim, toplumsal acılarımız arttıkça, her birimizin mutlu musun sorusuna verecek yanıtımızın olumsuz olmaya başlaması. Üstümüzdeki “o bilmem nedense canım sıkkın” hali, ülkede yaşanan kadın, çocuk cinayetlerinin, işsizliğin, ekonomik ve siyasi belirsizliğin, siyasi otoritenin ağırlığının bir etkisinden kaynaklanıyor. Mutsuz çocukların ülkesinden ancak yarınsız bir ülke çıkar.

Mutluyum ama kalbim kırık çünkü:

Berkin’in mezarı başına konan misketler eğer camdan iseler 2 milyon yılda yok olacaklar. Berkin toprak olurken, dünya kimi zaman kötülerce yönetilmeye devam edecek. Kaç kez güneş parlar, gün batar onu Tanrı bilir. Dünya iyiliği ve kötülüğü, kederi, sevinci ile var olmaya devam ederken ve zamanın içinden bizler geçtiğimiz sıralarda, Berkin düşlerinin kıyısına hiçbir zaman yaklaşamamış, kalbi kırık bir çocuk olarak sonsuz uykusuna devam edecek. En kötüsü de çocuk olarak buna devam edecek olması…

Berkin geçen sene, uzun ve acılı bir koma döneminin ardından hayata veda etmek zorunda kaldığı gün, benim doğum günümdü. Muhtemelen doğum günümde, gözlerini kapamasaydı yine tarihini bilirdim ama 11 Mart’ta olması daha da içimi acıtmıştı hiç şüphesiz. Toplumun bir kısmı için ortak bir belleğin dönüm noktasıdır 11 Mart 2014 ancak kanımca da en çok, çocukları bir başka seven Türk toplumu için bir değer değişiminin belgesidir: Çocuk olmak artık güçsüz olmaktır. Türkiye’de paranın ve otoriterinin iktidarında, bu değerlere itaat etmeyen ya da sahip olamayan herkes, birer işkence aracına, harcanacak bir piyona dönüşmüştür. Kadınlar ve çocuklar bu sürecin en büyük ezilenleridir.

Bugün benim doğum günüm evet mutluyum ama insan en çok sevdikleri mutlu olduğunda mutlu oluyor. Çocukların mutlu olmadığı bir ülkede hepimizin kalbi biraz daha kırık , ona şüphe yok…

Sevdiklerime, sevecek olanlarıma…

Deniz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s