Servetimi açıklıyorum…

Bugün yazmak istediklerimin gündemle hiçbir ilgisi yok. Üstelik tam da, herkesin başından aşağıya döktüğü buz dolu kovalarla ilgili söylenebilecek çok şey varken, kendi içimde uzun bir zamandır ertelediğim duyguları yazmak istedim.

Değiştirmek istediğim gerçekleri değiştiremeyip, hayatı olduğu gibi kabul etmeyi öğrenmeye başladığım bu zaman öyküsü 8 Aralık 2013’e uzanıyor.

Anneannemi kaybettiğim o günden beri içimde çok değişti. Onun gidişi ile birlikte, hayatımı bir sis kapladı. Bildiğiniz üzere, sis öylesine garip bir hava durumudur ki, bulunduğunuz yer ne kadar güzel olursa olsun, o güzellikleri yaşamınızı imkânsız kılar. Ben de istemeden, öyle bir döneme girdim. Aslında, uzun bir zamandır bir geçiş, arayış dönemindeydim. Hayatta her şeyi yapabileceğime dair inanç nedense içimden kaybolup gitmişti. Anneannemi kaybedince de her şey su yüzüne çıkmıştı. Hayatımın son gününe kadar evden çıkmasam da öyle yaşayabileceğime dair tuhaf bir his beslemeye başlamıştım.

Kısacası hayatımdaki, sisin geçebileceğine hiçbir inancım kalmamıştı. Hatta öylesine tatsız geliyordu ki her şey, dünyalar benim olsa da bir anlamı olmayacaktı sanki her şeyi yapmış, her şeyi tatmıştım ve önümde yaşanacak yılların hepsi birbirinden sıkıcı olacaktı. Bu hal hiç ama hiç benlik değildi çünkü ben anneannemin torunuydum ve o dünyada tanıdığım en neşeli hayat şarkıları söyleyen kadındı…

Ben anneannemle büyümüştüm. Uykulara birlikte dalar, birbirimize fıkralar anlatırdık. Eve okuldan gelince yemeğim hazır olur sonrasında beraber çizgi film izlerdik ve o benim kâğıt oyunu oynadığım tek insandı. Genelde ben yenerdim, nedenini çok uzun yıllar sonra anlamakla beraber anlayana kadar çok şanslı olduğuma inanmıştım. Çocukluk bitince, ilk gençlik başladığında da çok yakın kaldık. O benim en gözde insanımdı belki de… Ölümle ilgili düşünceler üstüme gelince onu hatırlardım, daha doğrusu o yaşadığı için ölüm yok derdim. Hayatımda tanıdığım en hayat dolu insan hiç şüphesiz anneannemdi.

 Hiç unutmam, ilkokulda, öğretmenimiz örnek aldığımız bir kişi ile ilgili bir sayfalık bir kompozisyon yazın dediğinde, ananemi yazmıştım. Neden mi?

Çünkü o asla pes etmemişti.

Her yeni güne, her gün aynı mutlulukla başlardı üstelik çevremde tanıdığım en zor hayata sahip olan insandı. 18 yaşında göç ettiği İstanbul’dan bir daha hiç doğduğu ülkeye dönmemiş, yeni bir şehri bırakın yeni bir ülkede hayata tutunmak için hep emek vermiş ve kadın olduğu için de üç erkek kardeşinin sorumluluğunu bir anne gibi üstlenmek zorunda kalmıştı. 50 yaşına gelmeden eşini, kardeşlerini kaybetmiş, bir sürü aile yakınlarının ölümüne şahit olmuştu. 60 yaşından sonra meme kanserine yakalansa da altı ay ömrü kaldığını söyleyenlerin yüzünü kızartmak için 20 sene daha yaşamıştı anneannem. Halen hastaneden çıkıp eve geldiğinin ertesi gününde, iş yapışı gözümüzün önündedir.

O bana her günün güzel olduğun sözle ifade etmemişti çünkü yaşayarak göstermişti. Her kavgasız gürültüsüz, huzur içinde ve kendine yarattığın uğraşlarla geçen an, saniye onun için mutluluk demekti.

 Bir gün olsun, bana geçmişte yaşadığı kötü günlerden bahsetmedi, ağzından bir kez bile geçmiş anların hayıflanmasını duymadım. Belki içinde tuttukları vardı ama çevresindeki kimseyi mutsuz etmek istemezdi. O bizim, başucundaki kişisel gelişim kitabımızdı.

Kimi zaman okunan onca kişisel gelişim kitaplarının, seminerlerinin insanlara tesir etmediğini, hatta uygulayanların da pek bir şey öğrenmediklerini tanıklık ettiğimiz bu günlerde, kendi çıkışımı bulamadığımı düşündüğüm geçtiğimiz aylarda, yeniden onun değerlerine sarılmayı tercih ettim. Neşeli olmayı, bir sonraki gün için üretimle dolu işleri yapmayı kafama koydum. Üzerimdeki sis perdesini kaldırmamın en iyi yolu önce onu yok etmeye karar vermek ve tıpkı anneannem gibi olayları olduğu gibi kabul edip, olumsuzluklardan bahsetmemek oldu. Bir de geçmişin gerçekten de geçmişte kaldığını idrak edince, onun bıraktığı mirası anlamlandırdığımı hissettim.

Kısacası, onun sağlığında inandıklarımı yeniden hissedince, hayatımda çok şey değişti. Her şeyin güzel, iyi, sakin ve uyum içerisinde olduğu günleri düşündüm. Belki de onun gidişi ile sahip olduğum “mutluluk değeri “ ve bildiğim her şey sarsılmıştı. Açıkçası en çok onun da ölümlü oluşu sarmıştı, galiba ondan ölmesini hiç beklememiştim. Ancak gidişinden sonra, farklı inançlarla ruhumu beslemeyi de öğrendim ve artık kendimi çaresiz hissettirmekten vazgeçtim.

Bir de onun ölümü ile birlikte öğrendiğim bir başka gerçek, gerçek başarının bu dünyada kimsenin kalbini kırmadan, gerçekten sevgi tohumlarını çiçeklere dönüştürüp gitmek olduğunu anladım. Birilerinin sizin arkanızdan söyleyecek tek kötü bir şeyi olmaması, belki de uzun ömürler için en büyük başarıdır.

Onunla benim ilk nefesimden başlayıp, elele onun son nefesine kadar geçirdiğimiz bu hayatta birçok şey öğrendim. Fakat belli bir süreliğine, öğrendiklerimi hatırlayamadım ama şimdi daha önce olmadığı kadar iyi hatırlıyor, onlara sahip çıkıyorum.

O hayatı nasıl yaşayacağımız yönünde bizlere ilham verdi ve halen de veriyor. Öğrettikleri ve emekleri eşsiz değerdedir, tüm aile için. O yüzden de tüm bunları benim için yeni yılı simgeleyen eylül ayından önce yazarak, bazı şeyleri kabullendiğimi ve yeni günlere tıpkı eskisi gibi büyük bir heyecan içerisinde hazır olduğumu ifade etmek için yazdım, canı sıkılanlar ve geleceğe dair umutsuzlukları olanlar var ise paylaşmak istedim.

Öyle sanıyorum ki, sevdiklerimizden bizlere kalan en büyük miraslar, gündelik hayatımızda her gün kullanabileceğimiz ayrıntıların içindeki alışkanlıklardır tıpkı yarın ne yapacağımızı bilmek, hiç kötü düşünmemek ve her anı huzur, neşe içinde geçirmek için bulduğumuz yöntemler gibi. O içinin güzelliğini, yani tükenmeyecek bir şeyi miras bıraktı.

Şu an her neredeyse eminim ki, etrafındakiler mutludur ve yarın ne yapacaklarını biliyorlardır…

 

D.B

Servetimi açıklıyorum…” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s